Mobilya ilanlarında en sık gördüğünüz iki kelime: "ücretsiz teslimat". Kulağa hediye gibi geliyor. Değil. Nakliye bu sektörün en büyük görünmez maliyet kalemlerinden biri ve birileri onu mutlaka ödüyor.
Kimin ödediğini anlatayım, çünkü bunu bilmek fiyatı okumanıza yarıyor.
Nakliye ne kadar tutuyor?
Mobilyada nakliye, elektronik veya giyimdeki kargo gibi değil. Hacimli, ağır ve kırılgan bir yükten söz ediyoruz; bir koltuk takımı bir aracın önemli bir kısmını kaplar.
Kabaca sektör aralığı şöyle: yüz bin liralık bir takımın nakliyesi, üretimin yapıldığı şehre yakın bir yere gidiyorsa ürün bedelinin yüzde ikisi civarındadır. Aynı takım ülkenin öbür ucuna, örneğin uzak bir doğu iline gidiyorsa bu oran yüzde on sekiz ve üzerine çıkar.
Yani aynı ürünün nakliyesi, gittiği yere göre dokuz kat değişebiliyor. "Türkiye'nin her yerine ücretsiz teslimat" cümlesi bu tablonun üstüne yazılıyor.
Peki o maliyet nereye gidiyor?
Üç yerden birine. Hepsi meşru, ama hepsi sizi ilgilendiriyor.
1. Fiyatın içine dağıtılır
En yaygın yöntem. Satıcı ortalama bir nakliye maliyeti hesaplar ve tüm ürünlerin fiyatına ekler. Sonuç: yakın bir şehirde oturan müşteri, uzak ildeki müşterinin nakliyesini kısmen ödemiş olur. Kimse bunu söylemez çünkü herkes böyle yapar.
2. Belirli bir tutarın üstünde karşılanır
"Şu tutarın üzerindeki siparişlerde ücretsiz" koşulu buradan çıkar. Mantığı basit: ürünün kârı nakliyeyi karşılayabiliyorsa satıcı üstlenir, karşılayamıyorsa müşteriye yansır. Dürüst bir yöntemdir çünkü sınır açıkça yazılıdır.
3. Hizmetten kısılır
En sık karşılaşılan ve en sorunlu olanı. Nakliye ücretsiz görünür ama kapıya kadar gelir: kurulum yoktur, kat çıkarma yoktur, ambalaj toplanmaz, hasar sorumluluğu belirsizdir. Müşteri bunu ürün geldiğinde öğrenir.
Asıl mesele kurulum
Mobilyada teslimat, ürünü kapıya bırakmak değildir. Yatak odası takımı kurulur, koltuk kolçakları takılır, masa ayakları monte edilir, dolap dengelenir. Bu iş ehil bir ekip ister.
Burada üç ayrı senaryo var ve ilan metinleri genelde hangisi olduğunu söylemez:
- Kapıya teslim: ürün adresinize gelir, indirilmesi ve kurulumu size aittir.
- Odaya teslim: ürün içeri alınır ama kurulmaz.
- Kurulumlu teslim: ürün kurulur, ambalaj toplanır, çalışır halde bırakılır.
Üçü arasındaki fark, bir hamaliye bedelinden ibaret değil. Kurulumu yapan ekip aynı zamanda ürünün hasarsız geldiğini kontrol eden taraftır. Kapıda bırakılan bir üründe hasar çıkarsa, sorumluluğun kimde olduğu tartışması başlar.
Asansörsüz kat, dar merdiven, uzak ilçe
İlanların yazmadığı ayrıntılar burada. Asansöre sığmayan bir gardırop, vinçle çıkarılmak zorunda kalabilir. Dar bir merdivende iki kişilik iş dört kişilik olur. Şehir merkezine ücretsiz giden bir firma, aynı ilin uzak bir ilçesine aynı koşulu vermeyebilir.
Bunların hiçbiri kötü niyet değil; fiziksel gerçekler. Ama sipariş vermeden önce sorulmazsa, teslimat günü sürpriz olur.
Sipariş vermeden önce sorulacaklar
- Teslimat kapıya mı, odaya mı, kurulumlu mu?
- Kurulum dahil mi, ayrı ücretli mi?
- Asansöre sığmazsa ne olur, ek ücret çıkar mı?
- Ambalajı kim topluyor?
- Nakliyede hasar çıkarsa muhatap kim — satıcı mı, nakliyeci mi?
Son soru en önemlisi. "Nakliyeciyi arayın" cevabı, sorunun size bırakıldığı anlamına gelir.
Son söz
"Ücretsiz" kelimesi bu sektörde çoğu zaman "fiyata dahil" demek. Bunda yanlış bir taraf yok; yanlış olan, neyin dahil neyin hariç olduğunun yazılmaması.
Bir satıcının teslimat koşullarını net yazması, ürününe ne kadar hâkim olduğunun da göstergesidir.
Siparişten kuruluma teslimatın ayrıntısı: Mobilya sipariş, teslimat ve kurulum