Mobilya alan insanın en sık yaşadığı hayal kırıklığı fiyat değil, teslim tarihi. "10-15 gün" denen ürün 45 günde geliyor. Bu, sektörün en bilinen ve en az konuşulan sorunu.
Sebebini anlatayım, çünkü çoğu zaman kimse yalan söylemiyor — sadece kimse doğruyu ölçmüyor.
Önce iki ayrı ürün olduğunu bilmek gerekiyor
Mağazada gördüğünüz ürün iki şekilde satılıyor olabilir ve ikisinin teslim süresi birbirine benzemez:
Stoktan satış. Ürün depoda duruyordur. Burada süre üretimle değil sevkiyatla ilgilidir: ürünün size ulaşması genelde iki hafta civarındadır.
Sipariş üzerine üretim. Ürün siz sipariş verdikten sonra yapılır. Sektörün gerçekçi süresi burada altı ila yedi haftadır. Kumaşını siz seçtiyseniz, ölçüsünü değiştirdiyseniz ürün kesinlikle bu gruptadır.
Sorunun büyük kısmı bu ayrımın müşteriye hiç anlatılmamasından çıkıyor. İki ürün aynı vitrinde yan yana duruyor, ikisi için de aynı süre söyleniyor.
Üretim süresi neden altı haftayı buluyor?
"Bir koltuk ne kadar sürer ki" diye düşünmek doğal. Ürünün kendisi zaten günler meselesi. Süreyi uzatan, üretimin etrafındaki sıra.
1. Atölye sırası
Hiçbir atölye tek koltuk için hat kurmaz. Siparişler toplanır, benzer modeller birlikte üretilir. Sizin siparişiniz sıraya girer; önünüzde kaç sipariş olduğunu satıcı bile çoğu zaman bilmez.
2. Kumaş
Kumaş genelde ayrı bir yerden gelir. Seçtiğiniz kumaşın o an stokta olup olmaması, hatta aynı kumaşın farklı parti numarasında gelmesi süreyi etkiler. Üretim kumaş gelmeden başlamaz.
3. İskelet ve sünger hazırlığı
İskelet kerestesinin hazır olması, süngerin doğru yoğunlukta kesilmesi ayrı adımlardır. Fırınlanmış kereste bekletilerek kullanılır; acele edilen yerde sonradan gıcırdayan koltuklar çıkar.
4. Sevkiyatın birleştirilmesi
Tek bir ürün için araç kalkmaz. Aynı bölgeye giden siparişler biriktirilir. Ürününüz hazır olduğu gün yola çıkmaz; o bölgeye çıkacak ilk seferi bekler. Uzak illerde bu tek başına bir hafta ekleyebilir.
Bu dört adım üst üste binince altı hafta, kötü niyetin değil normal işleyişin sonucudur.
Peki neden herkes "10-15 gün" diyor?
İki sebebi var, ikisi de insani.
Birincisi: satıcı doğru süreyi söylerse satışı kaybedeceğini düşünüyor. Karşısındaki müşteri "başka yer 15 gün dedi" diyor ve gerçekten de başka yer öyle diyor. Doğru söyleyen cezalandırılıyor.
İkincisi, ve daha yaygını: satıcı gerçek süreyi bilmiyor. Ürünü kendisi üretmiyorsa, kendisi de birinden bekliyordur. Zincirin ucundaki mağaza kendi tedarikçisine sorar, o da atölyeye sorar; her halkada tahmin bir parça iyimserleşir.
Bu yüzden teslim süresindeki belirsizlik, çoğu zaman zincirin uzunluğunun göstergesidir. Üretime doğrudan ulaşan bir firma net tarih verebilir. Veremeyen firma, kendisi de beklediği için veremiyordur.
Alıcı olarak ne yapmalısınız
- "Bu ürün stoktan mı, üretimden mi?" diye sorun. Cevabı süreyi ikiye böler.
- Net bir tarih isteyin, aralık değil. "10-15 gün" bir tarih değildir. "6 Kasım'a kadar" bir tarihtir.
- Tarihi sipariş formuna yazdırın. Sözle verilen tarih, iki taraf da iyi niyetli olsa bile sonradan tartışmaya dönüşür.
- Gecikirse ne olacağını sorun. Cevabı olan firma süreyi ciddiye alıyordur.
- Çok kısa süreye şüpheyle bakın. Özel ölçü veya seçtiğiniz kumaşla "bir hafta" diyen biri ya stoktan bir başka ürünü satıyordur ya da tarihi tutturamayacaktır.
Son söz
Bu sektörde güveni bozan şey çoğu zaman ürün değil, beklenti. Altı hafta sürecek bir işe altı hafta demek kimseyi kaçırmıyor; on beş gün deyip altı haftada teslim etmek ise bir daha hiç aranmamak demek.
Doğru tarih vermek satıcı için kısa vadede zor, uzun vadede tek sürdürülebilir yol.
Takvimin adım adım dökümü: Mobilya teslim süresi neden uzar?